Burdur Mutlu Son
Burdur Mutlu Son
Çok sıcak hissetmeye baÅŸlamıştı ve dikkatini Miranda dışında baÅŸka bir ÅŸeye toplaması giderek zorlaşıyordu, bu konuda kendini ele vermekten korkuyordu. Burdur Mutlu Son Miranda arkasına yaslandı. Tanrı’ya şükür. Ve aslabir ÅŸey söylemedi. Sonunda Turner dayanamadı. “Onu elde etmek niyetinde misin?” “Winston’ı mı?”Burdur Mutlu Son Bu mevzuyu düşünüyormuÅŸ gibi göründü. “Bilmiyorum.” Turner homurdanırcasına, “EÄŸer bilmiyorsan, yapmaman gerektiÄŸi açık, ” dedi. Miranda döndü ve doÄŸrudan onun gözlerinin içine baktı.
“Sen böyle mi düşünüyorsun? ÅŸu demek oluyor ki aÅŸk açık ve net mi olmalı?” “Kim aÅŸk hakkında bir ÅŸey söyledi ki ÅŸimdi?” Sesi istemeden biraz kaba çıkmıştı. Bunun üzerine Miranda bunun pek uygun bir konuÅŸma olmadığını anladı. “Hımm.” Turner yargılanıyormuÅŸ duygusuna kapıldı, bu hoÅŸ deÄŸildi ve hazırlıksız yakalanmıştı. Miranda’nın yine dikkatini kucağındaki kitaba çevirmesi bu sonucu güçlendiriyordu. O ise, orada öyle aptal benzer biçimde oturmuÅŸ, yalnız onun kitap okumasını seyrediyordu. Miranda başını kaldırdı, yüz ifadesi sinir bozucu ölçüde sakindi.
Burdur Mutlu Son
“Öğlenden sonrasında için bir planın var mı?” “Yok, ” diye kestirip attı, oysa atını gezintiye çıkarmak için planlar yapıyordu. Burdur Mutlu Son “Bugün Winston’ın gelmesi umut ediliyor.” “Farkındayım.” “bizler de bu yüzden onun hakkında mevzuÅŸuyorduk, ” diyerek açıklama yaptı Miranda sanki bir ÅŸey fark edecekmiÅŸ benzer biçimde. “Benim doÄŸum günüm için geliyor.” “Evet normal olarak.” Miranda tekrar öne eÄŸildi. “Unutmadın, deÄŸil mi? Yarın akÅŸam bir aile yemeÄŸimiz var.” “tabii ki unutmadım, ” diye mırıldandı. Aslına bakarsak çoktan unutmuÅŸtu
. “Hımm, ” Miranda mırıldandı, “gene de düşüncelerini benimle paylaÅŸtığın için teÅŸekkür ederim.” “Düşüncelerim, ” diye yineledi Turner. Åžimdi hangi lanet olası konudan bahsediyordu? “Winston mevzusunda, düşünecek çok ÅŸey var ve ben senin fikrini almak istedim.” “Peki, aldın iÅŸte.” “Evet.” Miranda gülümsedi. “Memnun oldum. Sana ne kadar saygı duyduÄŸumu biliyorsun.
” Her seferinde, ne yapmış olup edip Turner’ın kendini eskilerden kalma bir mukaddes emanet ÅŸeklinde hissetmesini saÄŸlayabiliyordu. “Bana saygı mı duyuyorsun?” Kelimeler zevksizce dilinden kayıp çıkmıştı. “elbet. Sen öyle düşünmüyor muydun?” “Samimi olmak gerekirse Miranda, çoÄŸunlukla ne organize ettiÄŸin konusunda aslabir düşünce yürütemiyorum, ” deyiverdi Turner. “Seni düşünüyorum.”
Son yorumlar